Mikroskop Nedir?, Mikroskop Çeşitleri, Mikroskop Fiyatları...
3 Kasım 2008 Pazartesi
Floresan Mikroskoplar
Aydınlanmasında güçlü kaynaklar kullanan (ultra viole ışınlerı yayan ,civa veya xenon yakan ark lambaları)bir mikroskop çeşididir.Bazı modellerinde lazer kullanımıda gözlenen mikroskopta obje ışığı absorbe eden moleküller içeriyosa onu farklı renklerde yayar.İnceleme yapılacak materyelde özel boyalar veözel inceleme işlemleri kullanılır.Parazitoloji ve bakteriolojide önemli yer tutarlar.
Floresansı indükleme
* Bu maddeler belirli dalga boyundaki ışığı absorbe edip, daha uzun dalga boyunda ışık olarak tekrar yayınlarlar.
* Ultraviyole gibi görme sınırımız dışında kalan bir ışık, floresan madde tarafından absorbe edilip, görülebilen ışık spektrumu içinde bir dalga boyunda yansıtıldığında, görülebilir hale gelir.
* Bu özellik floresan mikroskoplarda kullanılır.
1 Kasım 2008 Cumartesi
Elektron Mikroskobu
Bir cismin büyük görüntüsünü elde etmek için elektron kullanılan mikroskop. Bir cismi yaklaşık bir milyon defa büyütüp, bunu bir ekranda göstermek ve buradan fotoğrafını almak mümkündür. Mesela, bu kadar büyütmeyle bir kristal şebekesindeki atomların dizilişindeki çarpılmaları görmek mümkündür. En iyi optik mikroskoplarda ise bu büyütme ancak birkaç bin defa olmaktadır.
Görüntü: Optik mikroskoplarda görüntünün elde edilmesinde ışık kullanılırken, elektron mikroskoplarında, ışık yerine elektron kullanılır. Elektronun dalga boyu, ışığa göre birkaç bin defa daha küçük olduğu için, bu mikroskopla daha ayrıntılı görüntüler elde etmek mümkündür. Bazı elektron mikroskoplar, 0,2 nanometre (nm)lik cismi net gösterebilmekteyken, en iyi optik mikroskoplar 250 nm’lik bir güce sahiptir. Bir nanometre, 10 Angstrom olup, 10-10 metreye karşı gelir.
Kullanım yeri: En önemli kullanış yerleri; metallerdeki atom dizilerindeki çarpılmalar, virüs ve bakterilerin yapıları ve her türlü yüzeylerin incelenmesi olarak sayılabilir. Uygulamada bu mikroskoplar tam büyütme kapasiteleri ile nadiren kullanılır. Yeni gelişmelerle, 50 nm’lik bir bölgede, mevcut her kimyasal elemanın yaydığı X ışınlarının ölçülmesi ile mikro kimyasal analiz yapılabilmektedir. Bu suretle 10-16 gramlık bir miktar analiz için yeterli olmaktadır. Elektron mikroskoplarını çalışma prensibi yönünden ikiye ayırmak mümkündür. Bir türünde, görüntü, yansıyan elektron ışınlarından faydalanılarak elde edilirken, diğer türünde cisimden geçen ışınlar görüntüyü hasıl eder.
Tarihi gelişim ve temel prensipler: Optik mikroskopların gelişmesi ile daha büyük görüntüler elde edilmiştir. Ancak optik mikroskopların, ışığın yarı dalga boyu olan 250 nm’den daha küçük ayrıntıyı göstermeleri mümkün değildir. Elektronlar, önceleri “katot ışınları” ismiyle kullanılmaktaydı. Bunlar vakum tüpleri içinde elde edilip, elektrik alanları içinde hızlandırılmaktaydı. Elektrik ve manyetik alanlar tarafından saptırılan bu ışınlar, bir ekranda görünür hale getirilirdi. Bunun yanında, elektrik taşıyan bobin kullanılarak katot ışınlarını küçük bir alana odaklamak mümkün olmaktaydı. İlk defa 1926’da Alman fizikçisi H. Busch teorik olarak optik merceğin ışığı bir odakta topladığı gibi, manyetik sargının, elektronları bir odakta toplayabileceğini göstermiştir.
1928’de Berlin Teknik Üniversitesinde Max Knoll ve Ernst Ruska tarafından yapılan deneylerle art arda büyütme kullanarak büyük görüntüler elde etmenin mümkün olduğu anlaşılmıştır. Konulan iki bobinle 13 defa büyütmek mümkün olmuştu.
İlk pratik elektron mikroskobunun 1933’te Ernst Ruska tarafından yapıldığı bilinmektedir. Elektron merceklerinde daha sonra yapılan gelişmelerle, manyetik bobin bir demir kap içine alınmış ve iç halkada küçük bir hava deliği bırakılmıştı. Esas olarak bu prensip günümüzde de kullanılmaktadır. Ernst Ruska ile elektron mikroskop, optik mikroskobun büyütme gücünü geride bırakmıştı.
Geçirimli mikroskop: Bunlar optik mikroskoba benzer bir çalışma sistemine sahiptirler. Tek fark, ışık ışını yerine elektron ışını kullanılmasıdır. Fiziki çalışma sistemi tamamen farklı olmasına rağmen, burada optik mercekler yerine elektron mercekleri kullanılır. Görüntü bir ekranda veya fotografik levhada elde edilir. Elektronlar çok kolay yollarından sapabileceklerinden, bütün işlem ve görüntünün elde edilmesi tamamen bir vakum içerisinde gerçekleştirilir.
Elektronlar, tungstenden akkor flamanlı elektrikle ısıtılan elektron tabancasından elde edilir. Anodla, flaman arasına 100.000 voltluk bir potansiyel farkı tatbik edilir. Flamandan yayılan elektronlar hızlandırılır ve ekranda yeterli bir görüntü elde etmek için kafi bir güçte olması sağlanır. Bu safhada 500.000 defa büyük bir görüntü elde etmek mümkündür. Optik mikroskoptaki gibi ışınlandırma belirli bir bölgede yoğunlaştırılabilir. Ancak çok yoğunlaştırma polimerler ve biyolojik maddeler gibi cisimlerde zararlar doğurabilir.
Cisme en yakın olan elektron merceği, alette en önemli olanıdır. Bu mercek, 50-100 arasında ara bir büyütme elde eder. Büyütme işleminde, gelen ışın denemelerinin açısal genişliği küçüldüğü için, projektör sistemi bu büyütülmüş görüntüyü kolayca işler. Hemen hemen bütün elektron mikroskoplarında iki veya üç mercek mevcuttur. Bunlar 250-500.000 arasında bir büyütme sağlar.
Taramalı mikroskop: Optik mikroskoptan daha çok kapalı devre televizyon sistemine benzer. İlk bölümde, televizyon kamerasına benzer bir şekilde, net olarak odaklandırılmış elektron merceği tarafından cisim üzerine odaklandırılır. Çarptığı yerden gelen elektronlar toplanır ve güçleri yükseltilir. Mikroskobun ikinci bölümü televizyon alıcısına benzer ve burada bir katot ışını tüpü mevcuttur. Böylece yüksek kaliteli televizyon resmine benzer bir görüntü elde edilir. Yapı olarak daha önceleri açıklanan tür gibidir. Sadece düzeni farklıdır. Bu cins mikroskoplar taramalı olarak da kullanılır. Genel olarak sert yüzlerin 20-50 nm’lik hassaslıktaki incelenmesinde kullanılır. Odaklama ile çeşitli derinlikte görüntüler elde edilebildiğinden üç boyutlu hissi veren resimler elde etmek mümkün olmaktadır. Bazı deneysel mikroskoplarla 3 nm’lik hassaslığa kadar inmek mümkün olmaktadır. Cisimden gelen elektronlar mikro elektrik ve manyetik alanları da hassas hale getirebildiğinden, elektrik ve manyetik alanların görüntüsünü elde etmek mümkündür. Bundan faydalanılarak bilgisayar ve benzerlerindeki çok küçük elektronik devrelerin kontrolü yapılır. Elektronların yönlerini değiştirmesinden, bir cisimdeki mikro kristallerin dizilişini belirlemek mümkündür.
Kullanılışı: Elektron mikroskobun kullanılışı zor değildir. Ancak aletin bakım ve temizliği büyük önem taşır. Diğer bir önemli nokta incelenecek nümunenin hazırlanmasıdır. Taramalı mikroskopta örnek çok ince olmalıdır. Mesela 100 kilovatlık bir alette, bu 250 nm’den daha kalın olamaz. Eğer cismin kalınlığı fazla ise ve elektron ışını geçemiyorsa, cismin yüzeyi aseton ile nemlendirilmiş bir plastik yüzeye bastırılır. Daha sonra plastik tabaka buharlaştırılır. Sonucunda cismin yüzünün ince karbondan meydana gelen bir benzeri elde edilir. Metaller genellikle 200 nm’lik kalınlığa indirildikten sonra incelenir. Biyolojik maddeler ise, önce bir uygun epoksi reçinesine yerleştirilir. Daha sonra ince tabakalara kesilir. Bazan cismi dondurup kesmek daha uygun olabilir.
Elektron mikroskop altına konan cismin görüntüsü bir ekrana düşürüleceği gibi doğrudan doğruya fotoğrafı da çekilebilir.
İleri gelişmeler: Elektron mikroskopta daha yüksek voltaj kullanılmak için çalışmalar yapılmaktadır. Bu suretle elektronların daha kalın cisimlere nüfuz etmesi mümkün olmaktadır. Günümüzdeki aletler bir milyon elektron voltluk hızlandırma gücüne sahiptir. Fransa ve Japonya’da daha fazla voltluk hızlandırma gücüne sahip elektron mikroskopları üzerinde çalışmalar yapılmaktadır.
Görüntü: Optik mikroskoplarda görüntünün elde edilmesinde ışık kullanılırken, elektron mikroskoplarında, ışık yerine elektron kullanılır. Elektronun dalga boyu, ışığa göre birkaç bin defa daha küçük olduğu için, bu mikroskopla daha ayrıntılı görüntüler elde etmek mümkündür. Bazı elektron mikroskoplar, 0,2 nanometre (nm)lik cismi net gösterebilmekteyken, en iyi optik mikroskoplar 250 nm’lik bir güce sahiptir. Bir nanometre, 10 Angstrom olup, 10-10 metreye karşı gelir.
Kullanım yeri: En önemli kullanış yerleri; metallerdeki atom dizilerindeki çarpılmalar, virüs ve bakterilerin yapıları ve her türlü yüzeylerin incelenmesi olarak sayılabilir. Uygulamada bu mikroskoplar tam büyütme kapasiteleri ile nadiren kullanılır. Yeni gelişmelerle, 50 nm’lik bir bölgede, mevcut her kimyasal elemanın yaydığı X ışınlarının ölçülmesi ile mikro kimyasal analiz yapılabilmektedir. Bu suretle 10-16 gramlık bir miktar analiz için yeterli olmaktadır. Elektron mikroskoplarını çalışma prensibi yönünden ikiye ayırmak mümkündür. Bir türünde, görüntü, yansıyan elektron ışınlarından faydalanılarak elde edilirken, diğer türünde cisimden geçen ışınlar görüntüyü hasıl eder.
Tarihi gelişim ve temel prensipler: Optik mikroskopların gelişmesi ile daha büyük görüntüler elde edilmiştir. Ancak optik mikroskopların, ışığın yarı dalga boyu olan 250 nm’den daha küçük ayrıntıyı göstermeleri mümkün değildir. Elektronlar, önceleri “katot ışınları” ismiyle kullanılmaktaydı. Bunlar vakum tüpleri içinde elde edilip, elektrik alanları içinde hızlandırılmaktaydı. Elektrik ve manyetik alanlar tarafından saptırılan bu ışınlar, bir ekranda görünür hale getirilirdi. Bunun yanında, elektrik taşıyan bobin kullanılarak katot ışınlarını küçük bir alana odaklamak mümkün olmaktaydı. İlk defa 1926’da Alman fizikçisi H. Busch teorik olarak optik merceğin ışığı bir odakta topladığı gibi, manyetik sargının, elektronları bir odakta toplayabileceğini göstermiştir.
1928’de Berlin Teknik Üniversitesinde Max Knoll ve Ernst Ruska tarafından yapılan deneylerle art arda büyütme kullanarak büyük görüntüler elde etmenin mümkün olduğu anlaşılmıştır. Konulan iki bobinle 13 defa büyütmek mümkün olmuştu.
İlk pratik elektron mikroskobunun 1933’te Ernst Ruska tarafından yapıldığı bilinmektedir. Elektron merceklerinde daha sonra yapılan gelişmelerle, manyetik bobin bir demir kap içine alınmış ve iç halkada küçük bir hava deliği bırakılmıştı. Esas olarak bu prensip günümüzde de kullanılmaktadır. Ernst Ruska ile elektron mikroskop, optik mikroskobun büyütme gücünü geride bırakmıştı.
Geçirimli mikroskop: Bunlar optik mikroskoba benzer bir çalışma sistemine sahiptirler. Tek fark, ışık ışını yerine elektron ışını kullanılmasıdır. Fiziki çalışma sistemi tamamen farklı olmasına rağmen, burada optik mercekler yerine elektron mercekleri kullanılır. Görüntü bir ekranda veya fotografik levhada elde edilir. Elektronlar çok kolay yollarından sapabileceklerinden, bütün işlem ve görüntünün elde edilmesi tamamen bir vakum içerisinde gerçekleştirilir.
Elektronlar, tungstenden akkor flamanlı elektrikle ısıtılan elektron tabancasından elde edilir. Anodla, flaman arasına 100.000 voltluk bir potansiyel farkı tatbik edilir. Flamandan yayılan elektronlar hızlandırılır ve ekranda yeterli bir görüntü elde etmek için kafi bir güçte olması sağlanır. Bu safhada 500.000 defa büyük bir görüntü elde etmek mümkündür. Optik mikroskoptaki gibi ışınlandırma belirli bir bölgede yoğunlaştırılabilir. Ancak çok yoğunlaştırma polimerler ve biyolojik maddeler gibi cisimlerde zararlar doğurabilir.
Cisme en yakın olan elektron merceği, alette en önemli olanıdır. Bu mercek, 50-100 arasında ara bir büyütme elde eder. Büyütme işleminde, gelen ışın denemelerinin açısal genişliği küçüldüğü için, projektör sistemi bu büyütülmüş görüntüyü kolayca işler. Hemen hemen bütün elektron mikroskoplarında iki veya üç mercek mevcuttur. Bunlar 250-500.000 arasında bir büyütme sağlar.
Taramalı mikroskop: Optik mikroskoptan daha çok kapalı devre televizyon sistemine benzer. İlk bölümde, televizyon kamerasına benzer bir şekilde, net olarak odaklandırılmış elektron merceği tarafından cisim üzerine odaklandırılır. Çarptığı yerden gelen elektronlar toplanır ve güçleri yükseltilir. Mikroskobun ikinci bölümü televizyon alıcısına benzer ve burada bir katot ışını tüpü mevcuttur. Böylece yüksek kaliteli televizyon resmine benzer bir görüntü elde edilir. Yapı olarak daha önceleri açıklanan tür gibidir. Sadece düzeni farklıdır. Bu cins mikroskoplar taramalı olarak da kullanılır. Genel olarak sert yüzlerin 20-50 nm’lik hassaslıktaki incelenmesinde kullanılır. Odaklama ile çeşitli derinlikte görüntüler elde edilebildiğinden üç boyutlu hissi veren resimler elde etmek mümkün olmaktadır. Bazı deneysel mikroskoplarla 3 nm’lik hassaslığa kadar inmek mümkün olmaktadır. Cisimden gelen elektronlar mikro elektrik ve manyetik alanları da hassas hale getirebildiğinden, elektrik ve manyetik alanların görüntüsünü elde etmek mümkündür. Bundan faydalanılarak bilgisayar ve benzerlerindeki çok küçük elektronik devrelerin kontrolü yapılır. Elektronların yönlerini değiştirmesinden, bir cisimdeki mikro kristallerin dizilişini belirlemek mümkündür.
Kullanılışı: Elektron mikroskobun kullanılışı zor değildir. Ancak aletin bakım ve temizliği büyük önem taşır. Diğer bir önemli nokta incelenecek nümunenin hazırlanmasıdır. Taramalı mikroskopta örnek çok ince olmalıdır. Mesela 100 kilovatlık bir alette, bu 250 nm’den daha kalın olamaz. Eğer cismin kalınlığı fazla ise ve elektron ışını geçemiyorsa, cismin yüzeyi aseton ile nemlendirilmiş bir plastik yüzeye bastırılır. Daha sonra plastik tabaka buharlaştırılır. Sonucunda cismin yüzünün ince karbondan meydana gelen bir benzeri elde edilir. Metaller genellikle 200 nm’lik kalınlığa indirildikten sonra incelenir. Biyolojik maddeler ise, önce bir uygun epoksi reçinesine yerleştirilir. Daha sonra ince tabakalara kesilir. Bazan cismi dondurup kesmek daha uygun olabilir.
Elektron mikroskop altına konan cismin görüntüsü bir ekrana düşürüleceği gibi doğrudan doğruya fotoğrafı da çekilebilir.
İleri gelişmeler: Elektron mikroskopta daha yüksek voltaj kullanılmak için çalışmalar yapılmaktadır. Bu suretle elektronların daha kalın cisimlere nüfuz etmesi mümkün olmaktadır. Günümüzdeki aletler bir milyon elektron voltluk hızlandırma gücüne sahiptir. Fransa ve Japonya’da daha fazla voltluk hızlandırma gücüne sahip elektron mikroskopları üzerinde çalışmalar yapılmaktadır.
31 Ekim 2008 Cuma
Faz Kontrast Mikroskobu
Genellikle boyanmış ve canlı hücrelerde çalışılma zorluğundan tercih sebebi olmaktadırlar.Görünen ışığın şeffaf objeden geçişinde,hücre içindeki yapıların ışığı kırma indisleri farkından yararlan ve farklı yapıları ayırt etme prensibinde çalışır.Işık dalagaları canlı hücreyi katederken bir organelle karşılaşır ve yansır.Bunun sonucunda ışık dalgaları hücrelerden ayrı fazlarda veya ayrı zamanlarda çıkarlar.Hava ile temas eden bir ışık dalgası göze gelen görüntüdeki hücre kısımları farklı olarak ayırt edilebilir.Objektif ve kondansör mercekleri amplitüd farklarını orataya koyan optik yüzeyler bulundurduklarından parlaklıkları indirgenir,ışık dalgası örneği katederken bütün noktalarda olan farklılıkları çıkartır ve obje ışık mikroskobunda görülemezken ,burada sağlanmış olan kontrastlık sayesinde detaylı incelenebilir.Canlı metaryal,hücre sitoplazması bu mikroskop ile iyi gösterilmektedir.
Prensip:
Refraktif indeksi farklı yapılar arasında faz ve kontrast farklılığı yaratılması.
Bu fark normalde de vardır ancak göz ya da fotoğraflarda izlenemezler.
Görüntü :
* İki türlüdür
1. Pozitif (karanlık) faz kontrast: Örnek detayı, aydınlık geri plan üzerinde koyu yapılar olarak izlenir.
2. Negatif (aydınlık ) faz kontrast: Örnek detayı, karanlık geri plan üzerinde parlak yapılar olarak izlenir.
Kullanım Alanları :
* Işık ya da karanlık alan mikroskopisi ile belirlenemeyen detayların belirlenmesi.
* Genellikle boyanmamış canlı hücrelerin incelenmesi.
* Hücre içi yapıların incelenmesi.
* Yüksek büyütmelerde detay incelemesi
* Silia, flagellum gibi membran farklılanmalarının belirlenmesi.
Prensip:
Refraktif indeksi farklı yapılar arasında faz ve kontrast farklılığı yaratılması.
Bu fark normalde de vardır ancak göz ya da fotoğraflarda izlenemezler.
Görüntü :
* İki türlüdür
1. Pozitif (karanlık) faz kontrast: Örnek detayı, aydınlık geri plan üzerinde koyu yapılar olarak izlenir.
2. Negatif (aydınlık ) faz kontrast: Örnek detayı, karanlık geri plan üzerinde parlak yapılar olarak izlenir.
Kullanım Alanları :
* Işık ya da karanlık alan mikroskopisi ile belirlenemeyen detayların belirlenmesi.
* Genellikle boyanmamış canlı hücrelerin incelenmesi.
* Hücre içi yapıların incelenmesi.
* Yüksek büyütmelerde detay incelemesi
* Silia, flagellum gibi membran farklılanmalarının belirlenmesi.
Atomik Kuvvet Mikroskobu
Atomik kuvvet mikoskobu, yüzey görüntüleme ve moleküler düzeyde yüzey görüntüleme amacıyla kullanılan ve yakın geçmişte gelişen bir görüntüleme tekniğidir. Elektronik, telekominikasyon, biyoloji, kimya, otomotiv, uzay-havacılık endüstrilerinde ve litografi çalışmalarında kullanım alanı bulmuştur. Yapılan çalışmada moleküler sensör çalışmalarında kullanılabilecek bir Atomik Kuvvet Mikroskobu tasarımlanması ve bu mikroskobun moleküler
biyosensör çalışmalarında kullanılabilmesi amaçlanmıştır. AKM genellikle moleküler sensör çalışmalarında, kuvvet ölçmeye dayanan bir teknikle kullanılmaktadır. Tasarlanan atomik kuvvet mikroskobu sıvı ortamda çalışmakta ve sıvı numuneden iğnenin kopma mesafesi ölçülmektedir. Bu amaçla öncelikle cihazın tasarımı ve imalatı gerçekleştirilmiştir. Tasarlanan cihaz AKM olarak değil, nanometre düzeyinde çekme ünitesi olarak kullanılmıştır. Bu prensip göz önüne alınarak, DNA hibridizasyonu sonrası hibridleşmenin gözlemlenmesi ve AKM iğnesine histidin immobilizasyonu gerçekleştirilerek HIgG tanısı amacıyla kullanılması amacıyla ön denemeler yapılmıştır.
AKM (“Atomik Kuvvet Mikroskobu”) yüzey topografisini angstrom (Å) mertebesinden 100 mikrona (μ) kadar görüntüleyebilen bir yeni kuşak mikroskoptur. Bu cihaz ile moleküllerarası nN boyutlarında kuvvetlerin ölçülmesi mümkün olmaktadır. Mikroskop olarak en
önemli avantajı, özel bir hazırlama işlemi uygulamadan örneklerin doğrudan ve hemen hemen her ortamda görüntülebilmesidir[1]. Bu özellikleri nedeniyle malzemelerin nanometre boyutlarında yüzey özelliklerinin incelenmesi amacıyla, malzeme ile ilgili hemen hemen tüm
teknolojilerde gittikçe yaygınlaşan bir uygulama alanı bulmuştur.
Atomik kuvvet mikroskobu (AKM), özellikle gıda, çevre ve tıp teknolojileri başta olmak üzere elektronik, telekominikasyon, biyomedikal, kimyasal, otomotiv, uzayhavacılık,
ve enerji gibi alanları etkileyen geniş bir teknoloji aralığında proses ve malzeme problemlerini
çözmek amacıyla kullanılmaktadır. İncelenen malzemeler, ince ve kalın film kaplamaları, seramikler, alaşımlar, camlar, sentetik ve biyolojik membranlar, metaller,
polimerler ve yarı iletkenleri içermektedir. AKM ile, aşınma, yapışma, temizleme, çürüme, kapiler davranış, pürüzlendirme, sürtünme, kayganlaştırma, kaplama ve
cilalama gibi işlemlerinin materyal üzerindeki sonuçları da incelenebilmektedir.
Çok duyarlı kantileverin yüzeyi taramasıyla üç boyutlu görüntütüyü oluşturabilir, yine aynı hassas kantilever ile atomik seviyedeki kuvvetleri piko-newton (pN)
mertebesindeki hassasiyetle ölçebilir. AKM’nin bu üstün özelliklerinden yararlanılarak moleküllerin görüntülenmesi ve kullanılan kantileverlerin kimyasal olarak modifiye
edilerek kullanılmasıyla birçok nanoteknolojik uygulama gerçekleştirilmiştir. Özellikle kantilevere tutturulmuş atomik boyuttaki iğneye çeşitli moleküllerin
bağlanabilmesi birçok spesifik uygulamayı da beraberinde getirmiştir.
Bu uygulamaların en çarpıcı olanlarından biri de AKM’nin afinite sensör çalışmalarında kuvvet ölçümü yapılarak kullanılabilmesidir. Nanoteknolojinin en önemli elemanları arasında yer alan AKM, bir ön hazırlama aşaması olmadığı için biyolojik moleküllerin üç boyutlu yapısını bozmadan, bulundukları ortamda görüntülenmesini sağlamaktadır. Bu özelliği alternatifleri olan SEM ve TEM gibi mikroskopik tekniklere önemli bir üstünlük elde etmesini sağlamıştır.
Biyosensörler ise genel anlamda, biyolojik bir eleman içeren konsantrasyona duyarlı, tersinir ölçüm aleti olarak tanımlanabilirler. Biyosensörler, biyolojik olarak aktif materyaller içeren ve biyolojik ortamlardaki çeşitli maddelerin tayin edilmesinde kullanılan sistemlerdir [2].
AKM sisteminin özellikle biyolojik moleküller arasında etkileşim kuvvetlerinin ölçülmesinde kullanımı ile ilgili literatürde oldukça fazla çalışma vardır [3-5]. Bu uygulamalarda biyolojik moleküller (örneğin antibadiler) AKM iğnesine ve eşleniği moleküller ise katı örnek
yüzeyine kimyasal olarak bağlanmakta ve böylece ikisi arasında çekim kuvvetleri ölçülebilmektedir.
biyosensör çalışmalarında kullanılabilmesi amaçlanmıştır. AKM genellikle moleküler sensör çalışmalarında, kuvvet ölçmeye dayanan bir teknikle kullanılmaktadır. Tasarlanan atomik kuvvet mikroskobu sıvı ortamda çalışmakta ve sıvı numuneden iğnenin kopma mesafesi ölçülmektedir. Bu amaçla öncelikle cihazın tasarımı ve imalatı gerçekleştirilmiştir. Tasarlanan cihaz AKM olarak değil, nanometre düzeyinde çekme ünitesi olarak kullanılmıştır. Bu prensip göz önüne alınarak, DNA hibridizasyonu sonrası hibridleşmenin gözlemlenmesi ve AKM iğnesine histidin immobilizasyonu gerçekleştirilerek HIgG tanısı amacıyla kullanılması amacıyla ön denemeler yapılmıştır.
AKM (“Atomik Kuvvet Mikroskobu”) yüzey topografisini angstrom (Å) mertebesinden 100 mikrona (μ) kadar görüntüleyebilen bir yeni kuşak mikroskoptur. Bu cihaz ile moleküllerarası nN boyutlarında kuvvetlerin ölçülmesi mümkün olmaktadır. Mikroskop olarak en
önemli avantajı, özel bir hazırlama işlemi uygulamadan örneklerin doğrudan ve hemen hemen her ortamda görüntülebilmesidir[1]. Bu özellikleri nedeniyle malzemelerin nanometre boyutlarında yüzey özelliklerinin incelenmesi amacıyla, malzeme ile ilgili hemen hemen tüm
teknolojilerde gittikçe yaygınlaşan bir uygulama alanı bulmuştur.
Atomik kuvvet mikroskobu (AKM), özellikle gıda, çevre ve tıp teknolojileri başta olmak üzere elektronik, telekominikasyon, biyomedikal, kimyasal, otomotiv, uzayhavacılık,
ve enerji gibi alanları etkileyen geniş bir teknoloji aralığında proses ve malzeme problemlerini
çözmek amacıyla kullanılmaktadır. İncelenen malzemeler, ince ve kalın film kaplamaları, seramikler, alaşımlar, camlar, sentetik ve biyolojik membranlar, metaller,
polimerler ve yarı iletkenleri içermektedir. AKM ile, aşınma, yapışma, temizleme, çürüme, kapiler davranış, pürüzlendirme, sürtünme, kayganlaştırma, kaplama ve
cilalama gibi işlemlerinin materyal üzerindeki sonuçları da incelenebilmektedir.
Çok duyarlı kantileverin yüzeyi taramasıyla üç boyutlu görüntütüyü oluşturabilir, yine aynı hassas kantilever ile atomik seviyedeki kuvvetleri piko-newton (pN)
mertebesindeki hassasiyetle ölçebilir. AKM’nin bu üstün özelliklerinden yararlanılarak moleküllerin görüntülenmesi ve kullanılan kantileverlerin kimyasal olarak modifiye
edilerek kullanılmasıyla birçok nanoteknolojik uygulama gerçekleştirilmiştir. Özellikle kantilevere tutturulmuş atomik boyuttaki iğneye çeşitli moleküllerin
bağlanabilmesi birçok spesifik uygulamayı da beraberinde getirmiştir.
Bu uygulamaların en çarpıcı olanlarından biri de AKM’nin afinite sensör çalışmalarında kuvvet ölçümü yapılarak kullanılabilmesidir. Nanoteknolojinin en önemli elemanları arasında yer alan AKM, bir ön hazırlama aşaması olmadığı için biyolojik moleküllerin üç boyutlu yapısını bozmadan, bulundukları ortamda görüntülenmesini sağlamaktadır. Bu özelliği alternatifleri olan SEM ve TEM gibi mikroskopik tekniklere önemli bir üstünlük elde etmesini sağlamıştır.
Biyosensörler ise genel anlamda, biyolojik bir eleman içeren konsantrasyona duyarlı, tersinir ölçüm aleti olarak tanımlanabilirler. Biyosensörler, biyolojik olarak aktif materyaller içeren ve biyolojik ortamlardaki çeşitli maddelerin tayin edilmesinde kullanılan sistemlerdir [2].
AKM sisteminin özellikle biyolojik moleküller arasında etkileşim kuvvetlerinin ölçülmesinde kullanımı ile ilgili literatürde oldukça fazla çalışma vardır [3-5]. Bu uygulamalarda biyolojik moleküller (örneğin antibadiler) AKM iğnesine ve eşleniği moleküller ise katı örnek
yüzeyine kimyasal olarak bağlanmakta ve böylece ikisi arasında çekim kuvvetleri ölçülebilmektedir.
Polarizasyon Mikroskobu
Titreşimleri tek bir doğrultuda olan ışık dalgalarına polarize ışık adı verilmektedir.
Polarize mikroskop, ışığın polarizasyonu yani kutuplanmasından yararlanarak yapılan mikroskoptur.
Işık dalgaları elektromanyetik dalgalar olduğundan enine dalgalardır. Enine dalgalar kutuplanabilen dalgalardır. Işık dalgalarının yayılma doğrultusundan sonsuz sayıda titreşim düzlemi geçirilebileceği için enine dalgalar yayılma doğrultusuna dik bütün doğrultularda titreşebilir. Yalnız bir düzlemde yer alan titreşimlere “çizgisel kutuplanmış titreşimler” ve dalgalara da “çizgisel veya düzlemsel kutuplanmış enine dalgalar” denir.
Bir ışık kaynağının atomları birbirinden bağımsız olarak ve düzensiz aralıklarla dalga treni(fotonlar)yayarlar. Her dalga treni çizgisel kutuplanmış olmakla beraber ışık kaynağından çıkan milyarlarca atom rasgele yönelmiş olduğundan yayılan ışık içinde titreşim düzlemi mümkün olan her doğrultuda yönelmiş fotonlar bulunur. Bu nedenle ışık kaynağının yaydığı ışık(laser kaynakları hariç) kutuplanmamıştır. Işığı kutuplamak için çeşitli yöntemler vardır. Yansıma, kırılma, küçük tanecikler tarafından saçılma, anizotrop ortamlarda çift kırılma, bazı maddelerde seçimli soğurulma
Döner bir tabla ile iki nicol prizma veya iki polarıcı çuhayla donatılmış bir optik mikroskoptur. Tablanın altına yerleştirilen polarıcı nicol, cismin üzerine polarılmış ışık gönderir; analizleyici nicol ise, objektifin biraz üzerine yerleştirilmiştir. Bu iki prizma karşılaştığı zaman, belli bir devrani gücü olan maddelerin veya çift kırılımlı maddelerin bulunduğu bölgeler hariç, mikroskobun alanı karanlık olarak gözükür.Canlı incelemeye uygun olan bu mikroskop hücre ve dokuların bazı kısımlarını polarize ısığa gösterdikleri özel tepkilerden hareketle geliştirilmiştir.önemli olan polarize bir ışığın bulunması olayıdır.Kaynakla kondansör arasına konulan polarlayıcı levha ışık demetinin ikiye ayrılmasını sağlar.Işık demetlerinden biri objeden diğeri ise kırılarak obje dışından geçer ve tekrar birleşirler.Siller,keratin,kristal,sinir ve kas fibrilleri,nişasta gibi hücre ii yapılar ve bölünmedeki mitotik yapı gibi birçok moleküler dünleştiricilerin gösterilmesinde görevli mikroskoplardır.
Polarize mikroskop, ışığın polarizasyonu yani kutuplanmasından yararlanarak yapılan mikroskoptur.
Işık dalgaları elektromanyetik dalgalar olduğundan enine dalgalardır. Enine dalgalar kutuplanabilen dalgalardır. Işık dalgalarının yayılma doğrultusundan sonsuz sayıda titreşim düzlemi geçirilebileceği için enine dalgalar yayılma doğrultusuna dik bütün doğrultularda titreşebilir. Yalnız bir düzlemde yer alan titreşimlere “çizgisel kutuplanmış titreşimler” ve dalgalara da “çizgisel veya düzlemsel kutuplanmış enine dalgalar” denir.
Bir ışık kaynağının atomları birbirinden bağımsız olarak ve düzensiz aralıklarla dalga treni(fotonlar)yayarlar. Her dalga treni çizgisel kutuplanmış olmakla beraber ışık kaynağından çıkan milyarlarca atom rasgele yönelmiş olduğundan yayılan ışık içinde titreşim düzlemi mümkün olan her doğrultuda yönelmiş fotonlar bulunur. Bu nedenle ışık kaynağının yaydığı ışık(laser kaynakları hariç) kutuplanmamıştır. Işığı kutuplamak için çeşitli yöntemler vardır. Yansıma, kırılma, küçük tanecikler tarafından saçılma, anizotrop ortamlarda çift kırılma, bazı maddelerde seçimli soğurulma
Döner bir tabla ile iki nicol prizma veya iki polarıcı çuhayla donatılmış bir optik mikroskoptur. Tablanın altına yerleştirilen polarıcı nicol, cismin üzerine polarılmış ışık gönderir; analizleyici nicol ise, objektifin biraz üzerine yerleştirilmiştir. Bu iki prizma karşılaştığı zaman, belli bir devrani gücü olan maddelerin veya çift kırılımlı maddelerin bulunduğu bölgeler hariç, mikroskobun alanı karanlık olarak gözükür.Canlı incelemeye uygun olan bu mikroskop hücre ve dokuların bazı kısımlarını polarize ısığa gösterdikleri özel tepkilerden hareketle geliştirilmiştir.önemli olan polarize bir ışığın bulunması olayıdır.Kaynakla kondansör arasına konulan polarlayıcı levha ışık demetinin ikiye ayrılmasını sağlar.Işık demetlerinden biri objeden diğeri ise kırılarak obje dışından geçer ve tekrar birleşirler.Siller,keratin,kristal,sinir ve kas fibrilleri,nişasta gibi hücre ii yapılar ve bölünmedeki mitotik yapı gibi birçok moleküler dünleştiricilerin gösterilmesinde görevli mikroskoplardır.
Stereoskopik Mikroskoplar
Stereoskopik mikroskoplar birbirine özdeş iki mikroskotan oluşur.Bunların eksenleri arasında yaklaşık 16 derecelik bir açı vardır, böylece iki eksenin incelenecek cisim üzerinde kesişmesi sağlanır, bu tür mikroskoplarla cismin stereoskopik bir görüntüsü elde edilir.Gözlenen cismin düz görüntüsünü elde etmek için prizma kullanılır.tek bir objektifi bulunan ve ışık ışınlarını ikiye ayırarak iki göz merceğini yönelten türden stereoskopik mikroskoplarda yaygın olarak kullanılır.
Cisimlerin üç boyutlu görüntülerini temin etmek maksadıyla stereoskopik mikroskoplar yapılmıştır. İki mikroskop optik sisteminin bir dürbün şeklinde bir sehpa üstüne montesinden ibarettir. Bu mikroskoplar biyoloji laboratuvarları için elverişlidir.Objeyi inceleyebilme ve disseksiyon yapma imkanı verebilen ,iki gözle bakılarak üç boyutlu görüntü sağlanan mikroskoplardır.bir Carl-Zeiss stereomikroskopta bulunan x6,3 büyütmeliobjektif ve x10 büyütmeli oküler ile örneği 63 kez büyüyterek dıştan ,total olarak incelemek mümkündür.
Cisimlerin üç boyutlu görüntülerini temin etmek maksadıyla stereoskopik mikroskoplar yapılmıştır. İki mikroskop optik sisteminin bir dürbün şeklinde bir sehpa üstüne montesinden ibarettir. Bu mikroskoplar biyoloji laboratuvarları için elverişlidir.Objeyi inceleyebilme ve disseksiyon yapma imkanı verebilen ,iki gözle bakılarak üç boyutlu görüntü sağlanan mikroskoplardır.bir Carl-Zeiss stereomikroskopta bulunan x6,3 büyütmeliobjektif ve x10 büyütmeli oküler ile örneği 63 kez büyüyterek dıştan ,total olarak incelemek mümkündür.
30 Ekim 2008 Perşembe
Mikroskop Çeşitleri
Stereoskopik mikroskoplar
Stereoskopik mikroskoplar birbirine özdeş iki mikroskotan oluşur.Bunların eksenleri arasında yaklaşık 16 derecelik bir açı vardır, böylece iki eksenin incelenecek cisim üzerinde kesişmesi sağlanır, bu tür mikroskoplarla cismin stereoskopik bir görüntüsü elde edilir.Gözlenen cismin düz görüntüsünü elde etmek için prizma kullanılır.tek bir objektifi bulunan ve ışık ışınlarını ikiye ayırarak iki göz merceğini yönelten türden stereoskopik mikroskoplarda yaygın olarak kullanılır.
Cisimlerin üç boyutlu görüntülerini temin etmek maksadıyla stereoskopik mikroskoplar yapılmıştır. İki mikroskop optik sisteminin bir dürbün şeklinde bir sehpa üstüne montesinden ibarettir. Bu mikroskoplar biyoloji laboratuvarları için elverişlidir.Objeyi inceleyebilme ve disseksiyon yapma imkanı verebilen ,iki gözle bakılarak üç boyutlu görüntü sağlanan mikroskoplardır.bir Carl-Zeiss stereomikroskopta bulunan x6,3 büyütmeliobjektif ve x10 büyütmeli oküler ile örneği 63 kez büyüyterek dıştan ,total olarak incelemek mümkündür.
Polarizasyon mikroskobu
Titreşimleri tek bir doğrultuda olan ışık dalgalarına polarize ışık adı verilmektedir.
Polarize mikroskop, ışığın polarizasyonu yani kutuplanmasından yararlanarak yapılan mikroskoptur.
Işık dalgaları elektromanyetik dalgalar olduğundan enine dalgalardır. Enine dalgalar kutuplanabilen dalgalardır. Işık dalgalarının yayılma doğrultusundan sonsuz sayıda titreşim düzlemi geçirilebileceği için enine dalgalar yayılma doğrultusuna dik bütün doğrultularda titreşebilir. Yalnız bir düzlemde yer alan titreşimlere “çizgisel kutuplanmış titreşimler” ve dalgalara da “çizgisel veya düzlemsel kutuplanmış enine dalgalar” denir.
Bir ışık kaynağının atomları birbirinden bağımsız olarak ve düzensiz aralıklarla dalga treni(fotonlar)yayarlar. Her dalga treni çizgisel kutuplanmış olmakla beraber ışık kaynağından çıkan milyarlarca atom rasgele yönelmiş olduğundan yayılan ışık içinde titreşim düzlemi mümkün olan her doğrultuda yönelmiş fotonlar bulunur. Bu nedenle ışık kaynağının yaydığı ışık(laser kaynakları hariç) kutuplanmamıştır. Işığı kutuplamak için çeşitli yöntemler vardır. Yansıma, kırılma, küçük tanecikler tarafından saçılma, anizotrop ortamlarda çift kırılma, bazı maddelerde seçimli soğurulma
Döner bir tabla ile iki nicol prizma veya iki polarıcı çuhayla donatılmış bir optik mikroskoptur. Tablanın altına yerleştirilen polarıcı nicol, cismin üzerine polarılmış ışık gönderir; analizleyici nicol ise, objektifin biraz üzerine yerleştirilmiştir. Bu iki prizma karşılaştığı zaman, belli bir devrani gücü olan maddelerin veya çift kırılımlı maddelerin bulunduğu bölgeler hariç, mikroskobun alanı karanlık olarak gözükür.Canlı incelemeye uygun olan bu mikroskop hücre ve dokuların bazı kısımlarını polarize ısığa gösterdikleri özel tepkilerden hareketle geliştirilmiştir.önemli olan polarize bir ışığın bulunması olayıdır.Kaynakla kondansör arasına konulan polarlayıcı levha ışık demetinin ikiye ayrılmasını sağlar.Işık demetlerinden biri objeden diğeri ise kırılarak obje dışından geçer ve tekrar birleşirler.Siller,keratin,kristal,sinir ve kas fibrilleri,nişasta gibi hücre ii yapılar ve bölünmedeki mitotik yapı gibi birçok moleküler dünleştiricilerin gösterilmesinde görevli mikroskoplardır.
Faz Kontrast mikroskobu
Genellikle boyanmış ve canlı hücrelerde çalışılma zorluğundan tercih sebebi olmaktadırlar.Görünen ışığın şeffaf objeden geçişinde,hücre içindeki yapıların ışığı kırma indisleri farkından yararlan ve farklı yapıları ayırt etme prensibinde çalışır.Işık dalagaları canlı hücreyi katederken bir organelle karşılaşır ve yansır.Bunun sonucunda ışık dalgaları hücrelerden ayrı fazlarda veya ayrı zamanlarda çıkarlar.Hava ile temas eden bir ışık dalgası göze gelen görüntüdeki hücre kısımları farklı olarak ayırt edilebilir.Objektif ve kondansör mercekleri amplitüd farklarını orataya koyan optik yüzeyler bulundurduklarından parlaklıkları indirgenir,ışık dalgası örneği katederken bütün noktalarda olan farklılıkları çıkartır ve obje ışık mikroskobunda görülemezken ,burada sağlanmış olan kontrastlık sayesinde detaylı incelenebilir.Canlı metaryal,hücre sitoplazması bu mikroskop ile iyi gösterilmektedir.
İnterferens mikroskobu
* Faz kontras mikroskobunun iyi bir versiyonudur.Aralarında bulunan tek fark ışık demetinin kullanımdan kaynaklanır.Bir ışık demeti örnekten geçerken diğeri ise ışıktan geçemeyen ışık demetidir,değişik bölgelerin farklı yoğunlukları sayesinde kırılma indisleri ile farklılıkları ortaya koyar ve renkli bir görüntü oluşumunu sağlar.
* Diferansiyel interferens mikroskop:Hücre yüzeyinin daha iyi gösterilmesini sağlar ve benzer bir mikroskoptur.
Metalurji mikroskobu
Maden parçaları ışığı geçirmediği için mikroskoba kuvvetli bir ışık kaynağı ilave edilmiştir. Kaynaktan gelen ışık incelenecek cisme çarptırılarak objektife yansıyan ışıklardan inceleme yapılır.
Elektron mikroskobu
Elektron mikroskopta görüntü elde etmede elektron kullanılarak görüntü birkaç milyon defa büyütülebilmektedir. Bu kadar büyütme özelliği, elektronun dalga boyunun ışık dalga boyundan birkaç bin defa daha küçük olmasındandır. Elektron mikroskop, ilmi araştırmalarda, atom ve virüs gibi çok küçük yapıların incelenmesinde kullanılır.
Karanlık alan mikroskobu
Boyanmış ya da canlı örneklerin incelenmesinde kullanılır.Karanlık Alanda özel bir kondansör yardımı ile ışıklı bir görüntü oluşturmaktadır.Otradyografide gümüşlenen kısımlerın ayırt edilmesini saglar.Tıpta spiroket gibi bakterilerin ayırdedilmesinde önemli yer tutar.
Fluorescens mikroskop
Aydınlanmasında güçlü kaynaklar kullanan (ultra viole ışınlerı yayan ,civa veya xenon yakan ark lambaları)bir mikroskop çeşididir.Bazı modellerinde lazer kullanımıda gözlenen mikroskopta obje ışığı absorbe eden moleküller içeriyosa onu farklı renklerde yayar.İnceleme yapılacak materyelde özel boyalar veözel inceleme işlemleri kullanılır.Parazitoloji ve bakteriolojide önemli yer tutarlar.
X-Ray mikroskobu
Işıkların ,rastladıkları partiküllerle çarpışmaları sonucu yönlerini değiştirmeleri sonucu merceklerde bir görüntü oluşur ve bu prensipte çalışır.Bu difraksiyona uğrayan x ışınları,merceklerin özelliği sayesinde kaynak haline getirerek obje yansıtılır,buradan ince grenli fotoğraf plağına veya ekrana gelen görüntünün yapısal özelliği,konsantrik çizgi ve noktalardan oluşmasıdır.
Confocal Laser Scanning mikroskop
Işık kaynağı lazer olan optik mikroskoplarla Scanning Elektron mikroskop arasında bir mikroskop çeşididir.Fluoresens işaretleyicilerle işaretlenen nükleik asit dizileri bu mikroskopla incelenmektedir.
Saha emisyon mikroskobu
Metal veya yarı iletkenlerin yüzey görüntülerinden kristal yapılarını incelemek için, saha emisyon mikroskopları kullanılır. Çok yeni bir teknik olan bu mikroskopları elektron ve optik mikroskoplardan ayıran özellik, cisimden ışık veya foton geçirmek yerine cismin kendisinden elektron veya iyon koparma (emisyon) olayıdır. Emisyon elektrik sahası ile sağlanır. İncelenecek metalden kopan elektronlar televizyon tüpüne benzer bir ekran üzerine düşerek kristal yapıya göre izler bırakır. Kristal yapının ekrana düşen bu görüntüsü ayrıca fotoğraflanabilir. Elektron mikroskop kadar büyütme özelliği vardır. Görüntü çok net ve teferruatlıdır.
Atomik Kuvvet Mikroskobu
Atomik kuvvet mikroskobu(AFM) kullanılarak atomik boyutta görüntüler lede edilerek yüzey çalışmaları yapılmaktadır.Radyasyon malzeme etkileşimleri açısından büyük öneme sahip olan polimerlerin ve ileri teknoloji ürünü süper iletkenlerin yapımı ve karakterizasyon çalışmalarıda yapılmaktadır.
Stereoskopik mikroskoplar birbirine özdeş iki mikroskotan oluşur.Bunların eksenleri arasında yaklaşık 16 derecelik bir açı vardır, böylece iki eksenin incelenecek cisim üzerinde kesişmesi sağlanır, bu tür mikroskoplarla cismin stereoskopik bir görüntüsü elde edilir.Gözlenen cismin düz görüntüsünü elde etmek için prizma kullanılır.tek bir objektifi bulunan ve ışık ışınlarını ikiye ayırarak iki göz merceğini yönelten türden stereoskopik mikroskoplarda yaygın olarak kullanılır.
Cisimlerin üç boyutlu görüntülerini temin etmek maksadıyla stereoskopik mikroskoplar yapılmıştır. İki mikroskop optik sisteminin bir dürbün şeklinde bir sehpa üstüne montesinden ibarettir. Bu mikroskoplar biyoloji laboratuvarları için elverişlidir.Objeyi inceleyebilme ve disseksiyon yapma imkanı verebilen ,iki gözle bakılarak üç boyutlu görüntü sağlanan mikroskoplardır.bir Carl-Zeiss stereomikroskopta bulunan x6,3 büyütmeliobjektif ve x10 büyütmeli oküler ile örneği 63 kez büyüyterek dıştan ,total olarak incelemek mümkündür.
Polarizasyon mikroskobu
Titreşimleri tek bir doğrultuda olan ışık dalgalarına polarize ışık adı verilmektedir.
Polarize mikroskop, ışığın polarizasyonu yani kutuplanmasından yararlanarak yapılan mikroskoptur.
Işık dalgaları elektromanyetik dalgalar olduğundan enine dalgalardır. Enine dalgalar kutuplanabilen dalgalardır. Işık dalgalarının yayılma doğrultusundan sonsuz sayıda titreşim düzlemi geçirilebileceği için enine dalgalar yayılma doğrultusuna dik bütün doğrultularda titreşebilir. Yalnız bir düzlemde yer alan titreşimlere “çizgisel kutuplanmış titreşimler” ve dalgalara da “çizgisel veya düzlemsel kutuplanmış enine dalgalar” denir.
Bir ışık kaynağının atomları birbirinden bağımsız olarak ve düzensiz aralıklarla dalga treni(fotonlar)yayarlar. Her dalga treni çizgisel kutuplanmış olmakla beraber ışık kaynağından çıkan milyarlarca atom rasgele yönelmiş olduğundan yayılan ışık içinde titreşim düzlemi mümkün olan her doğrultuda yönelmiş fotonlar bulunur. Bu nedenle ışık kaynağının yaydığı ışık(laser kaynakları hariç) kutuplanmamıştır. Işığı kutuplamak için çeşitli yöntemler vardır. Yansıma, kırılma, küçük tanecikler tarafından saçılma, anizotrop ortamlarda çift kırılma, bazı maddelerde seçimli soğurulma
Döner bir tabla ile iki nicol prizma veya iki polarıcı çuhayla donatılmış bir optik mikroskoptur. Tablanın altına yerleştirilen polarıcı nicol, cismin üzerine polarılmış ışık gönderir; analizleyici nicol ise, objektifin biraz üzerine yerleştirilmiştir. Bu iki prizma karşılaştığı zaman, belli bir devrani gücü olan maddelerin veya çift kırılımlı maddelerin bulunduğu bölgeler hariç, mikroskobun alanı karanlık olarak gözükür.Canlı incelemeye uygun olan bu mikroskop hücre ve dokuların bazı kısımlarını polarize ısığa gösterdikleri özel tepkilerden hareketle geliştirilmiştir.önemli olan polarize bir ışığın bulunması olayıdır.Kaynakla kondansör arasına konulan polarlayıcı levha ışık demetinin ikiye ayrılmasını sağlar.Işık demetlerinden biri objeden diğeri ise kırılarak obje dışından geçer ve tekrar birleşirler.Siller,keratin,kristal,sinir ve kas fibrilleri,nişasta gibi hücre ii yapılar ve bölünmedeki mitotik yapı gibi birçok moleküler dünleştiricilerin gösterilmesinde görevli mikroskoplardır.
Faz Kontrast mikroskobu
Genellikle boyanmış ve canlı hücrelerde çalışılma zorluğundan tercih sebebi olmaktadırlar.Görünen ışığın şeffaf objeden geçişinde,hücre içindeki yapıların ışığı kırma indisleri farkından yararlan ve farklı yapıları ayırt etme prensibinde çalışır.Işık dalagaları canlı hücreyi katederken bir organelle karşılaşır ve yansır.Bunun sonucunda ışık dalgaları hücrelerden ayrı fazlarda veya ayrı zamanlarda çıkarlar.Hava ile temas eden bir ışık dalgası göze gelen görüntüdeki hücre kısımları farklı olarak ayırt edilebilir.Objektif ve kondansör mercekleri amplitüd farklarını orataya koyan optik yüzeyler bulundurduklarından parlaklıkları indirgenir,ışık dalgası örneği katederken bütün noktalarda olan farklılıkları çıkartır ve obje ışık mikroskobunda görülemezken ,burada sağlanmış olan kontrastlık sayesinde detaylı incelenebilir.Canlı metaryal,hücre sitoplazması bu mikroskop ile iyi gösterilmektedir.
İnterferens mikroskobu
* Faz kontras mikroskobunun iyi bir versiyonudur.Aralarında bulunan tek fark ışık demetinin kullanımdan kaynaklanır.Bir ışık demeti örnekten geçerken diğeri ise ışıktan geçemeyen ışık demetidir,değişik bölgelerin farklı yoğunlukları sayesinde kırılma indisleri ile farklılıkları ortaya koyar ve renkli bir görüntü oluşumunu sağlar.
* Diferansiyel interferens mikroskop:Hücre yüzeyinin daha iyi gösterilmesini sağlar ve benzer bir mikroskoptur.
Metalurji mikroskobu
Maden parçaları ışığı geçirmediği için mikroskoba kuvvetli bir ışık kaynağı ilave edilmiştir. Kaynaktan gelen ışık incelenecek cisme çarptırılarak objektife yansıyan ışıklardan inceleme yapılır.
Elektron mikroskobu
Elektron mikroskopta görüntü elde etmede elektron kullanılarak görüntü birkaç milyon defa büyütülebilmektedir. Bu kadar büyütme özelliği, elektronun dalga boyunun ışık dalga boyundan birkaç bin defa daha küçük olmasındandır. Elektron mikroskop, ilmi araştırmalarda, atom ve virüs gibi çok küçük yapıların incelenmesinde kullanılır.
Karanlık alan mikroskobu
Boyanmış ya da canlı örneklerin incelenmesinde kullanılır.Karanlık Alanda özel bir kondansör yardımı ile ışıklı bir görüntü oluşturmaktadır.Otradyografide gümüşlenen kısımlerın ayırt edilmesini saglar.Tıpta spiroket gibi bakterilerin ayırdedilmesinde önemli yer tutar.
Fluorescens mikroskop
Aydınlanmasında güçlü kaynaklar kullanan (ultra viole ışınlerı yayan ,civa veya xenon yakan ark lambaları)bir mikroskop çeşididir.Bazı modellerinde lazer kullanımıda gözlenen mikroskopta obje ışığı absorbe eden moleküller içeriyosa onu farklı renklerde yayar.İnceleme yapılacak materyelde özel boyalar veözel inceleme işlemleri kullanılır.Parazitoloji ve bakteriolojide önemli yer tutarlar.
X-Ray mikroskobu
Işıkların ,rastladıkları partiküllerle çarpışmaları sonucu yönlerini değiştirmeleri sonucu merceklerde bir görüntü oluşur ve bu prensipte çalışır.Bu difraksiyona uğrayan x ışınları,merceklerin özelliği sayesinde kaynak haline getirerek obje yansıtılır,buradan ince grenli fotoğraf plağına veya ekrana gelen görüntünün yapısal özelliği,konsantrik çizgi ve noktalardan oluşmasıdır.
Confocal Laser Scanning mikroskop
Işık kaynağı lazer olan optik mikroskoplarla Scanning Elektron mikroskop arasında bir mikroskop çeşididir.Fluoresens işaretleyicilerle işaretlenen nükleik asit dizileri bu mikroskopla incelenmektedir.
Saha emisyon mikroskobu
Metal veya yarı iletkenlerin yüzey görüntülerinden kristal yapılarını incelemek için, saha emisyon mikroskopları kullanılır. Çok yeni bir teknik olan bu mikroskopları elektron ve optik mikroskoplardan ayıran özellik, cisimden ışık veya foton geçirmek yerine cismin kendisinden elektron veya iyon koparma (emisyon) olayıdır. Emisyon elektrik sahası ile sağlanır. İncelenecek metalden kopan elektronlar televizyon tüpüne benzer bir ekran üzerine düşerek kristal yapıya göre izler bırakır. Kristal yapının ekrana düşen bu görüntüsü ayrıca fotoğraflanabilir. Elektron mikroskop kadar büyütme özelliği vardır. Görüntü çok net ve teferruatlıdır.
Atomik Kuvvet Mikroskobu
Atomik kuvvet mikroskobu(AFM) kullanılarak atomik boyutta görüntüler lede edilerek yüzey çalışmaları yapılmaktadır.Radyasyon malzeme etkileşimleri açısından büyük öneme sahip olan polimerlerin ve ileri teknoloji ürünü süper iletkenlerin yapımı ve karakterizasyon çalışmalarıda yapılmaktadır.
Mikroskop Nedir?
Mikroskop Nedir?
Mikroskoplar özetle gözle görülemeyecek kadar küçük cisimlerin Çeşitli mercekler yardımıyla incelenmesini sağlayan aletlerdir. Mikroskoplar genel anlamda bütün diğer parçaların üzerinde bulunduğu; gövde kolu ve alt kaide olmak üzere iki kısımdan oluşurlar.
Stereoskopik mikroskoplar, Polarizasyon mikroskobu, Faz Kontrast mikroskobu, İnterferens mikroskobu, Metalurji mikroskobu, Elektron mikroskobu, Karanlık alan mikroskobu, Fluorescens mikroskop, X-Ray mikroskobu, Confocal Laser Scanning mikroskop, Saha emisyon mikroskobu, Atomik Kuvvet Mikroskobu… gibi değişik kullanım alanlarına, değişik çözünürlük ve yakınlaştırma oranlarına sahip çeşitli mikroskoplar bulunmaktadır.
1660 ta yapılan ilk mikroskoptan bu yana her geçen gün gelişen teknolojiyle mikroskopların da özellikleri ve kullanım alanları daha da gelişmiştir ve gelişmeye devam edecektir.
Mikroskoplar özetle gözle görülemeyecek kadar küçük cisimlerin Çeşitli mercekler yardımıyla incelenmesini sağlayan aletlerdir. Mikroskoplar genel anlamda bütün diğer parçaların üzerinde bulunduğu; gövde kolu ve alt kaide olmak üzere iki kısımdan oluşurlar.
Stereoskopik mikroskoplar, Polarizasyon mikroskobu, Faz Kontrast mikroskobu, İnterferens mikroskobu, Metalurji mikroskobu, Elektron mikroskobu, Karanlık alan mikroskobu, Fluorescens mikroskop, X-Ray mikroskobu, Confocal Laser Scanning mikroskop, Saha emisyon mikroskobu, Atomik Kuvvet Mikroskobu… gibi değişik kullanım alanlarına, değişik çözünürlük ve yakınlaştırma oranlarına sahip çeşitli mikroskoplar bulunmaktadır.
1660 ta yapılan ilk mikroskoptan bu yana her geçen gün gelişen teknolojiyle mikroskopların da özellikleri ve kullanım alanları daha da gelişmiştir ve gelişmeye devam edecektir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
İzleyiciler
Blog Arşivi